AY DEGİL YIL GEÇDİ, GEÇİYOR AKLIMDAN ÇIKMADIN ÇIKMIYORSUN S3V!L
Ana sayfa yap
• 19/3/2007 - Tüm Dileklerim Seninle Olsun....
TUM DILEKLERIM SENINLE OLSUN ..
Sana, her seyi paylasabilecegin biriyle, birlikte olma mutlulugu dilerim.. Her zaman olmasa da en istedigin zamanlarda, bulduguna degil umduguna sahip olmani dilerim.. Kotu gunlerde senin elinden tutacak kadar cok mutlu anilarin olmasini dilerim.. UMARIM Kapiyi zamaninda acip telefon son kez calmadan once yetisirsin.. Luks bir lokantada adlarini ilk kezduydugun yemekler arasindan hosuna gidecek olani secersin.. Cebinde her zaman eve donecek kadar paran olur.. Birileri icin vazgecilmez olursun.. Kislik ceketinin cebinde hatiri sayilir miktarda para bulursun.. Banka hesabin hep cogalir.. Neler yapabildigine kendinde sasirir, bir hayale degil,gercek birine asik olursun.. Tam istedigin yaniti alirsin.. Acik, akillara kazinan, guclu..Hem de aninda.. GUCLULUK VE CESARET Senin icin dileyecegim bir dilek gerceklesecek olsa,once ne isteyecegimi sasirirdim.. Guzellik tehlikeli ..Bilgeligin kazanilmasi gerekir, Ask ise senin bilecegin bir is.. Ama sonunda eminim ki bunlardan da iyi bir sey secerdim ; Cesaret.. Umarim askin bedelini asla kendini ezdirerek odemezsin.. Umarin butun zorbalarin hakkindan gelir,basin dik olarak yurume gucunu bulursun.. Verici olmak buyuk mutluluktur..Ancak hep ama hep vermek akli ve yuregi kurutur.. Cay bahcesinde, resim galerisinde, kirlarda.. Nerede olursan ol, birazda almasini bil.. Birak kuslar, resimler, kitaplar, gercek dostlar canina can katsin.. Biz insanlarin beslenmesi gerek.. MUTLULUKLAR,SEViNCLER Adresini yitirdigin bir dostundan mektup gelmesi; Sana gereksinimi olan birinin seni gorunce gozlerinin gulmesi; Ektigin tohumlarin filizlenmesi; yitirdigin bir seyin tasinirken bulunmasi; Gunesin ilk isiklari, sabah kuslarin civiltisi, Yagmurdan sonra buram buram toprak kokmasi; Sevdigin insanin karsina cikmasi; Yagmurda el ele yuruyus; Topragin, tohumlarin uyanisi.. Dusunme,dusunulme; Sevme, sevilme.. Dugun,dernek.. Kiz cocuk, erkek cocuk.. Buyumeleri gelismeleri.. Onlarin mutlulugunu gormek.. Torunlari kucaklamak, onlarla cocuklasmak, yeniden yasamak gecmisi, iste sevincler, iste mutluluklar..Doyasiya yasamak gerek.. Eger olanagim olsa seni butun uzuntulerden korurdum.. VE SUNLARI ; Heyecanla bekledigin telefonun yanlis numara cikmasini, Pahali bir ambalaj icindeki hediyenin hoslanmadigin kokular salmasini, Buyuk ikramiyeyi bir numara ile kacirmani, Karsilikli sandigin sevginin karsiliksiz cikmasini, Tatilde cektigin fotograflarin yanmasini, Uzaktan kus diye sevgi ile baktigin seyin aslinda agacin dalinda asili kalmis bir corap olmasini ve askin da biten bir sey oldugunu tatmani HiC iSTEMEZDiM. ZOR GUNLER ; Acilarin yorumunu yapmak anlamsizdir.. Hicbir zaman geriye donulmez.. Hicbir buyu olanlari degistiremez, suc kimsenin degildir.. Aldigin yaralar ne denli derin olursa olsun, yureginde sakladigin keyifli anlari, kucuk mutluluklari unutma.. Kendine zaman tani, Nasil olsa bu da gecer,gider.. Yitirmek bizi tuketir. Ama yuregine acilari gommeyi ogrenmelisin.. Yasam seni yeniliyecektir..inan bana.. Gecmisi ardinda birakmanin ve her seye yeniden baslamanin sagladigi mutlulugu yasamani isterim.. Butun basarisizliklari, kederleri, kotu yazgilari senden uzak tutabilsem keske; ama o zaman yasamin kendisinden uzak duserdin.. Mutluluk kadar kalp acilari, yurek sancilaridir bizi canli kilan ve yeniden yasama baglayan.. Mutlulugu sakinarak surdur;odunc alinmistir cunku.. NEREYE GiDERSEN GiT Yurudugun o bildik yolda yeni basangiclar olacaktir..Korkular,kuskularla dolu zorluklar yasanacaktir..Mutlu saskinliklar da olacaktir.. Bir donemecte dunya ayaklarinin altinda uzanacak , bir digerinde derin vadiler karsilayacaktir seni.. Yurudukce yeni tatlar, yeni kokular, yeni dokunuslar kesecek yolunu.. Bu sectigin yol senin mutlulugun, senin yasamin.. Mutluluk diliyorum.. Ancak kendi kabuguna cekilerek yasanan mutlulugu degil.. Rahatlik ugruna hayallerinden vazgecerek elde edilen turden olani da degil.. Gercekten yapmak istediklerini yaparken yasanacak mutlulugu.. Ya da caba gosterme riskini, verme riskini, sevme riskini goze aldiginda duyulan mutluluklari.
alıntıdır...
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 19/3/2007 - dostluklar vardır...


Yüz yüze dostluklar vardır.
Güneşle ayçiçeğinin dostluğu,böyle bir dostluktur mesela.
Ayçiçeği sabahtan akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten...
Uzak dostluklar vardır. Denizlerin ortasındaki bir adayla,dağların arasındaki bir göl,
birbirlerinin uzak dostlarıdır.Dostluklarını gündüz kuşlarla,gece
yıldızlarla iletirler birbirlerine...
Sessiz dostluklar vardır. Dilsiz bir adamla,duymayan bir başka adamın elleri arasında
sessiz birdostluk oluşur.Her şeyden konuşur sessizce bu eller...
Zorunlu dostluklar vardır. Pazarla pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür,
Pazartesi hızlı bir gün...Ayak uyduramazlar birbirlerine.
Ama dost olmak, yan yana durmak zorundadırlar...
Uzun dostluklar vardır. İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar
ve uzun boylu bir dostluk oluşur aralarında...
Günün birinde ölen dostluklar vardır. Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanı başında duran ceviz ağacının
dostluğu gibi...Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli
makineler o bahçeye girip de,bir süre sonra evin ve ceviz ağacının
yerinde asık suratlı binalar yükseldiği zaman ölen dostluklar...
Vakitsiz dostluklar vardır. Bir peçete,bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin...
Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize
o anda gelen dostluktur...
Bakımsız dostluklar vardır bir de... Zaten var,zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun,bir kaç
cümlelik mektubun bile çok görüldüğü dostluklar ...
Alıntı
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 17/2/2007 - Gün be Gün Yitiyorum DosTum...
yine serinledi havalar...
gözlerimin sızısına şimdi ellerimden gelen soğuk sancıları eklendi. bilirim ısınmaz anne şevkatinden uzak, bilirim dinmez göz yaşlarıma değmeden...
selam verenlerim gün be gün artıyor dostum, onlar arttıkça ben yalnızlaşıyorum,
her gelen samimiyetimden yiyiyor...
ve ben yine bile bile...
uzun zaman oldu sana yazmayalı. şimdi belki kızgın belki umursamaz belki dolu gözlerle okuyorsundur bunu, kim bilir... dostum hayatım değişmedi. ben hala bildiğin,
bıraktığın ve anılarında yer tutan fakirim.
değişen tek şey büyümüş olmam.
hani doğum günlerimizde hediyeler alırdık birbirimize. yapılan paketleri bepenmez ayrıca süslü ve güzel ciltler alır paket yapardık. ha! bir de sıradan bi hediye verme ortamı olmamalıydı. titizlenirdik, keyiflenirdik ve bu o günümüzün en önemli ve güzel meşgalesi olurdu.
şimdi ciltler o kdar güzel değil dostum, şimdi paketler yeterince güzel yapılıyor sanki. hem şimdi hediyelerin, seni mutlu etmeyeceğini biliyorum.
annem de yaşlandı. bakıyorum da tıpkı babannem gibi. bazen fazla vesveseleniyor bazen fazla geleneksel davranıyor. ve bldiğin gibi yine beni hep eleştiriyor. seni görse o da çok sevinirdi...
yokluğun beni sarsmaz sanıyordum, ayrılık hiçbir şey yapmaz diyordum. meğer bunda da yanılmışım. şimdi yalnızlığa alıştım. şimdi paylaşamıyorum dostum.
yokluğunun kurak demlerinden birinde, bir gece zifirisinde, atmışım his dünyamın anahtarını, karanlık bir denizin koyu dalgalarına... onu çıkarmak benim kudretimde bile değil artık...
dostum.. gel/me...
döndüğünde sana eski bir yürek dışında bir şey verecek gücüm de varlığım da kalmadı...
selam, dua ve muhabbet ile...
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 17/2/2007 - Hayatınızı Bir Anlık Durdurun Bu Mektubu Okuyarak
Bu satırlar herhangi birinden veya önemli olmayan bir yürekten çıkmış satırlardır...
Bunları yazmaya mecbur olduğumun şaşkınlığı bir yana uzun zaman geçti yılların kokusu üzerimden silinmemiş.. Siz eski bir hatıra diyebilirsiniz... Ve Neden Sizli Bizli yazdığımı merak ediyorsanız... Yitik bir hayatın veya gün ışığını kaybetmiş bir insanın satırları senli benli olacak kadar düşemez değil mi...
Ben de size öyle bir şeyler yazmalıyım ki, yazmayı unuttuğum zamanlardan sonra ilk defa kalemi elime almamın ve size yazmamın şaşkınlığıyla beraber hasreti satırlarla süslüyeyim...
Evet siz, gül yürekli insan ama bir o kadar da Vefayı unutan... Tanımanız veya kimliğimi öğrenmeniz değil istediğim... Şu umutsuz görünen kelimeler aslında yarınıma doğan bir ışık...
Bunu, ışığı karanlıkta olmayanlar göremez o yüzden görmeye çalışmayın.. Ve hayatınızı bir anlık durdurun bu mektubu okuyarak... Yasak veya gizli değil bunları yazan... Bir zamanlar sizin kalbinizde yaşayan ama sonradan unutulmaya mahküm edilen bir yürekten çıkıyor onca sitemli satırlar... Dost mu demeliyim size yoksa unutulmadın ahir kardeşim mi? Bilemiyorum... Şu an beynimdeki düşünceler rüzgarda savrulan yaprak misali... Ama ben yine de Size SİZ diye hitap edeceğim...
Mektubum bittikten sonra istediğiniz şekilde hayatınızı durdurduğunuz yerden başlatabilirsiniz... İsterseniz bunları hiç okumamış sayıp yakabilirsiniz... Daha önceden yakılmış anılarımızı göze alarak yüreğimin katledildiği kadar acımaz içim... İstediğinizi yapabilirsiniz... Biliyorum şu an merak ediyorsunuz beni..
Ve belki bu yazıların sahibini biliyorsunuz ama susmakla yetiniyorsunuz... Ne olur gözyaşlarınıza hakim olun... Bir gönül yanarak can verirse diğerinin yürek göçünü kaldıramaz bu beden...
Yüreğim hala sizinle atıyor yıllardır, Kaybolmuş yıllarımızla... Ardına bakıp el sallayan, gözleri dolu ayrılan iki arkadaş-tık-... Sonrasında YabanCı olduk... Nedensizce sitem ettik birbirimize...
Ama ne siz merak edip arar oldunuz ne de sizi unutmadığımı bilerek kalemi kağıda dokundurdum... Uzun vakitlerden sonra ilk defa yazıyorum size... Kaçamakta olsa görmek isterdim sizi...
Hala o gül yüreğiniz ve cennet güzelliğiniz yerinde mi diye değil... Hala biraz ben var mıyım o gönülde? diye bakmak isterdim size.... Ruhu nasılsa, yansıtırmış insan dış dünyasına...
Siz de yansıtıyor musunuz benden aldığınız o sıcak gülümsemelerimi ... Yoksa onları da mı yaktınız yaşanan yıllarla beraber... Biliyorum biraz canınızı sıktım... Özür dilerim.. Ama kimseye ihtiyacım olmadığı kadar size ihtiyacım var şu an... Ve eski anıların hatrına, size yazılmış bu mektuba vuruyorum dilimdekileri ve düşüncelerimdekileri...
Ama yüreğimi konuşturmuyorum... Neden mi?
O nu da yakman için sana yolluyorum... Allah a emanet ol Gül Yürekli Arkadaş...
Alıntı
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 17/2/2007 - Saklanan Sevdalar
Çoğumuz duygularını saklamanın daha doğru olduğunu sanıyoruz. Ne kadar yanılıyoruz değil mi?
Oysa sevgi beslenmeli, karşılıklı özveriyle desteklenmeli. Her gün yeni bir sürpriz için çaba sarf edip sevgiyi
yaşatmak için emek vermeli.
Ama ne yazık ki evliliklerde garanti gözüyle bakıp hiç emek harcamadığımız gibi hesapsızca tüketip, har vurup
harman savuruyoruz sevgileri.
Ne yazık... Oysa ne zor bulunur seviler. Özellikle karşılıklı olanı yakalamak
ne küçük bir olasılık. Ama kaybetmek ne kadar kolay ve çabuk. Koca bir sevginin katili oluveriyoruz çarçabuk.
Bence sevi katilleri de yargılanmalı ve cezaya çarptırılmalı.
Çünkü kapanması ve onarımı olanaksız bir ton yara
bırakıyor ardında. Sonra bir ton da yaralı insan. Öleceğiz zannedip ölmüyoruz acısından. Ama sürüm sürüm sürünüyoruz.
Sonrasında yeni sevdalara kuşkuyla bakıp olası mutluluklara kapatıyoruz pencerelerimizi. Korunmak adına anlamsız kaçak güreşler daha da yoruyor insani.
Şöyle kararlı, tutup koparıverecek, ayaklarımızı yerden
kesecek kadar cesur birini bekleyip ömür tüketiyoruz.
Bir de bakıyoruz ki yolun sonuna gelivermişiz.
Ne çabuk geçmiş zaman. Ne kolay tüketilmiş sevdalar.
Ne hesapsız harcayıp ne derin yaralar açmışız.Bir o kadar yara da biz edinmişiz hayattan. Hayatin son durağında, mevsim çoktan kısa dönmüş, gelecek vasıtayı bile kestiremez olmuşuz.
Neyin adına peki?..
Ahh Korunma iç güdüsüyle sakladığımız seviler ahh... Üstelik taze tüketilmesi gerekirken saklamaya kalkıştığımız,
hem de saklama koşullarına da uyulmadığından çürümüş,
kokuşmuş, çürüdükçe de etrafını çürütmeye devam eden,
tümörleşen, duygu depocukları ne çok canimizi acıtmış.
Bize sunulmadan bayatlamış ve sunulduğunda da besin zehirlenmesine yol açmış seviler.
Hayat ne bayat noktasına gelmişiz bu yüzden. Ve ne kadar geç kalmışız hayata.
İşte hayat bu. Ben de galiba hayat ne bayat noktasında, gelecek vasıtayı
kestiremiyorum artık. Umarım siz tazeyken tüketmeyi becerebilirsiniz duygularınızı ve hayat arkadaşınızı besin zehirlenmesinden kurtarırsınız.
Çok mutlu olmanız dileğiyle.....
--Can DÜNDAR--
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|